Hüseyin - Ali Rıza Albayrak Kardeşler

Hüseyin Albayrak

Hüseyin Albayrak Müzikal Özgeçmiş

Râvilerden rivâyet olunur ki Hüseyin Albayrak yek pâresine acem mülkü fedâ olunan şehr-i İstanbul’da, bu fenâ mülküne
kadem basmıştır.
 
Musiki ile olan taalluku ise küçük yaşlardan hattaki yaş öncesi zamanlardan evveli yani ki peder-i âlilerinin zâhrındaki spermatik seyr u sülûkleri esnasında başlamıştır denilebilir.
 
Musikiye olan meyl-i muhabbeti ise velâdeti esnasında kubbey-i âleme saldığı o pek insicâmlı olan vâveylâsından idrak
olunmaktaydı.
 
Bağlama hususundaki ilk üstadı bizzât kendisinin dizinin dibinde cemâl cemâle füyûzâtından ilhâm kesbettiği babası
Âşık Pervâne mahlaslı Hasan Albayrak olmuştur. Sonrasında halk musikisine âlâ hizmetleri olan bütün büyük üstazların
gülzârından nasiplenmişdir.
 
Bir an olmuş ki nefsi galebe çalınca enâniyetinde albüm yapma hevesi iştiyakla peyda olmuş sonrasında da Ali Rıza
Albayrak ile birlikte Bâtıni Nefesler ve Şah Hatayi Deyişleri isminde iki albüm vücûda getirmişdir.
 
Yetmemiş nefs atına süvar olup sonrasında Kızılbaş isimli albümde bir ve de Anadolu’da İnanç ve Müzik İlişkisi: Bir
Sonsuz Devir isimli albümde de iki deyiş icra eylemişdir.
 
Nefs atını dizginleyemeyen Hüseyin Albayrak daha da ileri gidip haddini aşarak “olaydı dervişlik üç albüm
 
iki kitapla, biz de alırdık otuz ile kırka” düsturundan bihâber bir şekilde, Alevi-Bektaşi şiir geleneğinin en güçlü
temsilcilerinden biri olan ve 14.yy’da Halep’te derisi yüzülerek şehit edilen Seyyid Nesimi, Fazlullah Hurufi ve Hurufiler üzerine 2007 yılında Sükût-u Harf isimli bir roman ve ayrıca 2010 yılında kendi ürettiği bektaşi fıkralarından oluşan “Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler ile” isimli bir kitap kaleme alıp yayınlama cüretinde bulunmuştur.
 
Müzikal seyr u seferinin nihâyetinde 2013 senesinde Ali Rıza Albayrak ile birlikte musikâni bir kâfiriyetle Böyle Buyurdu Âşık isimli bir albüm hazırlamıştır.